hoşlandığın kişinin senden hoşlanması için dua
Rüyadahoşlandığın kişinin senden kaçması elini attığı her işten alnının akı ile çıkacağına ve üstüne bir de kar edeceğine, kendine olan güvenin tazeleneceğine, işte başarılı adımlar atılacağına inanılır. Rüyada hoşlandığın kişinin senden hoşlandığını görmek işinin ehli olacağına, tabiri caizse
Dua; insan, gücünün yetmediği ihtiyaçlarını elde etmek, kendi kudretiyle erişemediği arzularına erişmek için Allah'a sığınmasıdır. Dua; bir ibadettir. Hatta ibadetin ruhudur. Dua; yaratıcıya duyulan ihtiyaçtır. Dua; Allah’a ulaşmanın en kolay yoludur. Dua; kişinin kendi nefsi ile hesaplaşmasıdır. Dua; Allah ile
Sefere ve yola çıkarken şu beş sûre, evvelinde ve sonunda besmele-i şerîfe ile okunmalıdır: - Kâfirûn - Nasr, - İhlâs, - Felâk - Nâs sûreleri.
Yani takılacağım” diye düşünen kişi kesinlikle takılır. Öğrencimizin bilinçaltını bu kaygı ve düşüncelerden arındırmak ve konuşma merkezinde yeni bir konuşma alışkanlığı oluşturabilmek için kişinin durumuna göre yedi ve on gün arasında sus programı uyguluyoruz. Ayrıca beynin sol tarafındaki konuşma
Peygamberler Peygamberi Resulu Ekrem Efendimiz Bir kişinin bir şeyi hafızasında tutması için bir dua önerdi. OKUDUĞU DERSİ ZİHNİNDE TUTAMAYAN okuduğu dersi bir türlü kavrayamayan kimse bu mübarek duayı okursa okuduğu dersi zihninde ALLAHın izni ile tutar.
Rencontres Internationales Du Documentaire De Montréal. Haberler > Düşmeme İhtimali Yok! Hoşlandığın Kişiyi Etkilemek İçin Sohbet Açmanın 21 Garantili Yolu - 0815 1. İşleri karmaşıklaştırmayın, sadece cesur olun. Yüzünüzde küçük bir tebessümle yaklaşın ve 'merhaba' deyin. Bu, artık çok fazla kişinin yaptığı bir şey değil. Ve eğer cesaret bulursanız niyetinizi belirtin. Direkt olarak 'Seni yemeğe çıkarmak isterim.' gibi bir yaklaşımla istediklerini elde edebilen birçok insan var. Denemeye değer, yani sormazsan alamazsın değil mi? 2. Görünüşü yerine başka özelliklerine iltifat edin. Gözleri yerine karakterini vurgulayın veya kıyafet seçimini beğendiğinizden bahsedin. 3. Yardım isteyin. Yardımlaşmak iki kişi arasında doğal bir bağ kurulmasına neden olduğu için harika bir muhabbet açma yöntemidir. Uzanamadığınız bir raf için yardım istemek veya yol tarifi sormak kadar basit bir şey bile olabilir. 4. Görüşlerini sorun. 'Uzun bir süredir bir konu üzerinde düşünüyorum ve senin fikrini merak ettim.' demek karşınızdaki kişinin fikirlerine değer verdiğinizi göstermek için iyi bir yoldur. Ve unutmayın, herkesin bir fikri vardır. 5. Bağlayıcı bir espri yapın. Espriler ve şakalar samimi bir iletişim kurmanızı sağlar. Belli bir konu üzerine veya aptalca bir şaka olsa da onu güldürmeyi başarırsanız ilk bariyeri aşmayı da başarırsınız. 6. Yalandan bir iyilik isteyin. Yalandan iyilik istemek kaliteli bir muhabbet açma yöntemidir. Eğer soracağınız gerçek bir iyiliğiniz varsa bu harika ancak yoksa da küçük bir beyaz yalan kimseye zarar getirmez. 7. Alçak gönüllü bir cümle kullanın. Kendinizi tamamen küçük düşürecek bir cümle değil tabii ama kendiniz hakkında dürüst ve küçük bir güçsüzlükten bahsetmek, özellikle de spor yapmak gibi pozitif bir şeyle uğraşırken, bağ kurmanıza yardımcı olabilir. 8. Ortak bir ilgi alanınızdan konu açın. Aslında düşündüğünüzden daha kolay. Eğer bir markette, restoranda ya da bardaysanız orada bulunmanızın bir sebebi vardır ve karşınızdaki kişi de muhtemelen benzer sebeplerden oradadır. Bu ortak noktanın ne olduğunu öğrenmeye yönelik sorular sorabilirsiniz. 9. Akılını başından alın. Rastgele bilgiler, bilmeceler ve bilgi soruları gerçekten işe yarayabilir. Bir muhabbetin ortasında ortaya bir bilmece atıp ilerleyen zamanlarda çözüp çözmediğini öğrenmeye çalışabilirsiniz. 10. Derin muhabbetlere girmekten korkmayın. Hayat felsefenizden ya da görüşlerinizden bahsetmek, kendinizi açmanın ve karşınızdaki kişiyi de buna yöneltmenin pozitif ve sevecen bir yoludur. Bunun yanında sizi çok çabalıyormuş gibi göstermeyecek olması da bir artı. 😉 11. Doğru veya yanlış bir cevabı olmayan sorular sorun. Açık uçlu sorular karşınızdaki insanı konuşmaya teşvik eder ve böylece ortak noktalarınızı keşfedebilirsiniz. 'Nerelisin?' kadar basit bir soru bile olabilir. 12. Durumdan faydalanın. Ne kadar aşikar da olsa, eğer bir etkinlikteyseniz konuşmacının ya da sanatçının nerede olduğunu, onu görüp görmediğini sorabilirsiniz. Eğer konuşmak istediğiniz kişi tutkulu bir hayransa gerçekten işe yarayabilir. 13. Durup dururken iltifat edin. İlişki ekspertlerine göre, yolda yürürken şeker dağıtır gibi iltifatlar saçmak bile oldukça işe yarayabilir. Elbette biri size dönecek ve iletişim kuracaktır. 14. Suç ortağınız olmaya ikna edin. Örneğin aynı sırada bekliyorsanız ayrılıp kendi sıranızı oluşturmak hakkında bir şaka yapabilir ya da bu vakti sıkılarak beklemek yerine birlikte geçireceğiniz eğlenceli bir zamana çevirecek başka bir yol bulabilirsiniz. 15. Bir film alıntısı kullanın. Senaristler sohbet başlatma konusunda belki de en yetenekli kişilerdir ve inanın bize muhabbet açmak için alıntı yapabileceğiniz sözlerle dolu bir sürü film var. Kulağa çok bayağı gelse de birden çok defa işe yaradığına şahit olduk... 16. Hangi ünlüye benzediklerini düşündüğünüzü söyleyin. Eğer birine Brad Pitt'e ya da Scarlett Johansson'a benzediğini söylerseniz bu iltifat hoşlarına gidecektir ve büyük ihtimalle konuşmaya devam edeceklerdir. 😂 17. Bahse girin. Gerçek ya da yalandan bir bahis olmasının hiçbir önemi yok. Sadece arkadaşlarınla bir bahse girdiğinden bahsedin, bir şekilde dahil olacaktır. Ya da yan masadaki çiftin ayrılıp ayrılmadığına dair bir teoriyle gidip iddialaşabilirsiniz. 18. Kendi zayıflıklarınızdan bahsederek samimiyet kurun. Uçakta yanınızda oturan kişiyle arkadaş olmanın en iyi yolu uçaktan korkuyor olabileceğinizden bahsetmek olabilir. Ya da bir partide kimseyi tanımadığınızdan ve yabancılarla konuşmanın zor olduğundan konuya girebilirsiniz. Karşınızdaki gerçekten konuşmaya değecek biriyse bu taktik işe yarayacaktır. 19. Bir taksi paylaşmayı teklif edin. Eğer ikiniz de aynı yöne gidiyorsanız neden sormayasınız ki? Hem nakit tasarrufu hem de sohbetle geçecek bir yolculuk, hiçbir kötü yanı yok. 20. Söylediklerini tekrar edin. Eğer devam eden bir sohbetin içindeyseniz ancak hala biraz utangaç hissedip ne diyeceğinizden emin olamıyorsanız onların söylediklerini tekrar edin. Bu sizin dikkatli bir dinleyici olduğunuzun ve empati yaptığınızın bir göstergesidir. Konuştuğunuz kişi anlaşıldığını hissederse etkili olabilir. 21. Birlikte tatil planlayın. Özellikle buluşmalarda sohbet açmak için kullanabileceğiniz en iyi konulardan biri onlara hayallerindeki tatil yerini sormak olabilir. Sıradan bir sohbet yerine gerçekten birbirinizi tanımaya başlamak için de iyi bir konu. İşe yarayacağını düşündüğünüz başka taktikler varsa yorumlarda görmek isteriz!
bu başlık nasıl açılmamış hayret açılmış, muhtemelen benim cihazımdan kaynaklı olarak göremedim. yetkililer, duruma el atıp entrymi taşıyabilirse memnun olurum. bkz hoşlanılan kişinin başkasından hoşlanmasıhoşlanılan kişinin, sizden başka birinden hoşlanması durumudur. zaman zaman yıkıcı etkileri olabilmektedir. umarım kimsenin başına gelmez bu durum. bu durumu iki kere yaşamış biri olarak birazcık bundan bahsetmek istiyorum. birincisi, ilkokul yıllarındaydı. yani 5-6. sınıf falan olması lazım. hanımefendinin adı cansu. nasıl aşığım anlatamam size, her gece onu rüyamda görmek için dualar ediyordum. inançlı bir insandım o zamanlar bize geldiğini, ailemle tanıştığını, beni sevdiğini söylediğini hayal ediyordum hep. dünyanın sonu gelse ilk iş onların evine gidip onu nasıl kurtaracağımın planlarını yapıyordum. aynı sınıftaydık. sarı saçları ve bembeyaz bir yüzü vardı. yeşil gözleri de bu yüzü inanılmaz güzel tamamlıyordu. onunla özel bir yerimiz vardı. sınıf bilgisayarının dolabının kapağını açınca bkz bilgisayar dolabı pencere ile dolap arasında, tüm sınıftan ayrı bir alan oluyordu. oraya giderdik ders aralarında. sohbet ederdik. ben dikkatimi veremezdim çoğu zaman. o adeta bir kuş gibi "cik cik" öterdi gözümde. karnıma dokunurdu parmağıyla, "pişt beni dinlesene" derdi. ben de "özür dilerim, dinliyorum" derdim. bu bir döngü şeklinde her gün tekrarlanırdı. bu böyle süredursun, ona açılmayı hep erteledim. ya hayır derse, ya aramız bozulursa diye hep korktum. sonra yavaş yavaş cesaretimi toplamaya başladım. yapacaktım, çıkma teklifi edecektim. bunun için de onun doğum gününü uygun gördüm. evlerinde, herkes bir şeylerle uğraşırken ben de onu çekip bir kenara "senden çok hoşlanıyorum, benimle çıkar mısın?" diyecektim. plan mükemmeldi. bir süredir biriktirdiğim parayla ona çok güzel ve yaşımın gereği maddi durumumu epey zorlayacak bir hediye aldım. şimdi sadece uygun zamanı beklemem gerekiyordu. içim içime sığmıyor gibiydi, hala hissediyorum o heyecanı. yani yazarken bile, o gün nasıl heyecanlıysam öyle heyecanlıyım. her gün baştan tekrar ediyordum planımı. yatmadan önce planı gözden geçirip onun "ben de seni seviyorum, evet" dediği anı hayal edip kendimce kıkırdıyordum. yanaklarım kızarıyordu mutluluktan. buraları çok uzattım biliyorum ama kimseye anlatamadım şimdiye kadar. anlatmak istedim. şimdi yıkıcı son yaklaşıyor. benim için öyleydi en azından. mutlu sonları sevenler, bundan sonrasını okumasın. devam ediyorum. doğum günü çok yaklaşmıştı, birkaç gün kalmıştı. hiç unutmuyorum, resim dersindeydik. resim yapmayı çok severim bu arada. fakat ben onu, resim yapmaktan çok seviyordum. ders boyu onu izledim ve kağıdıma özensiz birkaç desen çizip bırakmıştım. birinci dersin sonuna doğru, sınıftaki uğultu yavaştan artmaya başladığı dakikalarda, ben kağıdıma dönmüş ve resim öğretmeninin bkz boşluk kalmayacak kuralına takılmamak için resmimi tamamlarken birden omzuma dokundu. dönüp baktığımda hafif mahcup bir bakışla "korkesis sana bir sır vereceğim ama aramızda kalacak" dedi. fırçaları bırakıp ona döndüm ve "buyur" dedim. "hemen bakma, hani x kişisi burayı gizli tutacağım var ya ben ondan çok hoşlanıyorum, çok yakışıklı çocuk değil mi?" dedi. o an şakaklarımdan bir buz parçası, bedenimin tüm direnişine karşı gelerek ağır ağır ve kararlı bir ilerleyişle beynime ulaştı. gözlerim kararmıştı, nefesim ağırlaşmıştı. başımın arka tarafına bir ağrı saplanmıştı. bu nasıl olabilirdi? nasıl böyle bir şeyi duymuş olabilirdim? hemen kendimi toparladım ve "evet hoş çocuk." dedim. dediğimiz çocuk da sınıfın spor kolu başkanı, basketbol oynayan, bir abisi olduğu için saldırgan ve kavga etmeyi bilen bir çocuk. o yaşlar için efsane. yalan olmasın yakışıklıydı da yani. her neyse. evet dedim, hoş çocuk. " o çocuk seni üzer" diyemedim. "ben senin aşkınla alev alev yanıyorum" diyemedim. sadece evet diyebildim. sonra bir süre çıktılar sanırım. ondan sonra ne olduğunu pek hatırlayamıyorum. benim için unutulmayan kısım burasıydı. işin daha da üzücü bir kısmı var tabii. onu en sonra sakladım. biz kanka olarak kaldık hep. okul bitti, farklı liselere gittik, farklı üniversiteleri kazandık falan yıllar geçti aradan. yıllar sonra bir gün, çok alakasız bir zamanda ve çok alakasız bir biçimde birbirimizle konuştuk. karşılaştık desek daha doğru olur. eski günleri andık, güldük, içlendik derken ben bir anda cesaretimi topladım. içimde kalan bir şeyler vardı. "sana bir şey itiraf edeceğim o zamanlarla ilgili" dedim. "tamam olur ama önce ben sana bir şey itiraf etmeliyim" dedi. "peki, sen söyle önce" dedim. ne dese beğenirsiniz? "korkesis, ben o zamanlar sana deli gibi aşıktım" dedi. "sen adım atmayınca beni sevmediğini düşündüm ve unutmaya çalıştım seni." be zalımın kızı be insafsız. madem seviyordun beni, birkaç gün daha sabredemedin mi? neden , başkasından hoşlanıyorum diyorsun bana? ben seni nasıl atlattım hiç haberin var mı? ikinci vurgunu yedim senden şimdi. ne diyeceğimi şaşırdım o an. ne denir ki? yani belki gülüp geçmem gerekiyordu. inanır mısınız ben de öyle yaptım. onu o kadar çok sevmiştim ki benim yaşadığım o pişmanlığı yaşasın istemedim yıllar sonra bile. "ben seni arkadaş olarak görüyordum" dedim ve konuşma bitti burada. kıssadan hisse falan yok. bir adamın anlatmak istediklerinden biriydi sadece bu. hislerinizi ertelemeyin falan gibi beylik laflar etmeyeceğim çünkü zaten her şey olacağına gelecek olursak daha yeni, tazecik. kendisi de burada bir yazar olduğu için çok detaya giremem çünkü yine aynı şekilde, o bunu bilmiyor. hiçbir zaman da ikincisini anlatmaktan vazgeçtim. spesifik özellikler var çünkü ve olur da kim olduğumu çözerse üzülebilir. ona, umarım olursa, yeni ilişkisinde mutluluklar dilemekten başka bir şey yapamam. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
Bazen hoşlandığınız kızın, sizden hoşlandığını mı yoksa size karşı iyi mi davrandığını anlamak zordur. İnsanlar farklı olabilir ve başkalarının hislerine farklı karşılık verebilir, ama bir kızın sizden hoşlanıp hoşlanmadığını anlamanıza yardımcı olabilecek birkaç basit işaret var. Sonuçta sizden hoşlanan biri, sizden hoşlanıyormuş gibi davranacaktır. Her ne kadar bu konu yüksek derecede kişiden kişiye değişebilir olsa da, bir kişinin size karşı hisleri olup olmadığını öğrenmenin en iyi yolu derin bir nefes alıp ona bunu sormaktır. Evet, bu sizin reddedilmenize ve karşınızdaki kişiden tam olarak ne istediğinizi anlamaya çalışmanıza sebep olabilir, ancak bunu yaparak hem karşınızdaki kişinin size iyi bir şekilde cevap verme ihtimalini yükseltecek, hem de karşınızdaki kişi size hayır dese bile, bu konuda kendinize güvenip cesur bir şekilde davranmış olacağınız için, işin içinden kolayca çıkabilirsiniz. Sizinle sık sık ve açıkça eşcinsellik hakkında konuşuyorsa. Beraber takıldığınızda – ya da en basitinden partide tanıştığınız çekici bir insanla aranızda geçen muhabbette – konu dönüp dolaşıp eşcinselliğe geliyorsa, size kendinizi nasıl anladığınızı, nasıl başkalarına açıkladığınızı vs. soruyorsa size gizlice mesaj veriyor olabilir. Eğer göz göze geldiğinizde gözlerini kaçırıyorsa bu bir bonus puan. Eğer sizin kadınlardan hoşlanmanızla oldukça ilgileniyor ve/veya diğer fiziksel hareketlerde bulunuyorsa sizden gerçekten hoşlanıyor olabilir. Size durmadan iltifat ediyorsa. Eğer sorguladığımız bu kişi size, fiziğinize veya düşünce yapınıza, sık sık iltifat ediyorsa bu genelde iyiye işarettir. Bazı insanlar utangaç olurken bazıları da “çok güzelsin,” ya da “gözlerin çok güzel,” gibi veya farklı biçimlerde direkt iltifat edebilir. Sizin yanınızda oldukça garip davranıyorsa. Araştırmalara göre, eğer diliniz tutuluyorsa, garip görünüyorsanız ve sosyalleşmede sorun yaşıyorsanız, çekici bulduğunuz bir kadınlasınızdır. Eğer bir şey söyleyemiyorsam veya sosyal becerilerimi hiçbir şekilde gösteremiyorsam çevremde hoşlandığım birisi var demektir. Bu bazen o kişiyle tek kalmaktan kaçınmak, onunla direkt konuşmaktan kaçınmak kadar ileri gidebilir. Bu durum, biriyle gerçek bir arkadaşlık bağı kurarak ve konuşarak üstesinden gelinebilir. Yani bu garip aşamayı atlatabilir ve bir bağ hissedersiniz bu kesinlikle iyiye işarettir. Ama çoğu insan için cümle kurmada zorlanıp doğru düzgün düşünmede zorluk çekmek’ bir hoşlantı belirtisidir. Beğendiğinizi söylediğiniz küçük şeyleri hatırlıyorsa. Bu, sevdiğiniz kurabiyeden değişik müzik zevkinize, en sevdiğiniz renkten, oynamaktan hoşlandığınız kutu oyununa kadar değişiklik gösterebilir. Eğer bunları hatırlamak için çaba gösteriyor ve sonrasında sizle paylaşıyorsa sizden ciddi bir şekilde hoşlandığının belirtisi olabilir. En sevdiğiniz yemeği yapmasından veya yıllardır aradığınız kitabı rastlantı sonucu bulup size getirmesine kadar değişiklik gösterebilir. Bu size yeterince değer ve önem verdiğini gösterir. Tabii, sadece kibarlık yapıyor da olabilir, ama BAŞKALARI için de kap kek yapıyor mu yapmıyor mu öğrenmeye değer! Grup halinde olsanız bile sizinle çok zaman geçiriyorsa. Eğer özellikle bir kişiyle ilgileniyorsanız, bu cinsel açıdan veya Evet, sen hayatımda olmasını istediğim bir insansın’ tarzında bir istek olabilir. Tabi bununla ve bir kişiyi tek bir soruyla tanımanız arasında farklılık var. Bu daha çok aranızdaki bağla ilgili. Eğer durmadan onunla beraber olmak istiyor ve aranızda konuşma başlatıyorsanız, burada bir şeyler döndüğünü düşünebilirsiniz. İyi tavırlara karşılık romantik davranışlar Bir kişi sizden hoşlanıyor mu, yoksa kişiliği gereği mi size o şekilde davranıyor anlamaya çalışmak en iyi yöntemdir. Böylece o kişi size gerçekten uygun mu veya sizden gerçekten hoşlanıyor mu anlayabilirsiniz. Birinin size arkadaşça mı yaklaştığını yoksa size karşı bir şeyler mi hissettiğini anlama arasında ince bir çizgi bulunur. Bunu anlamak için yapabileceğiniz en etkili şey hoşlandığınız kişiye sormanız olabilir. Tam olarak nasıl sormanız gerektiği devamında anlatılıyor bu yüzden dikkatlice okuyun. Eğer bir kişi size farklı, başkalarına farklı davranıyorsa ya bir açıdan ürkütücü davranıyorsunuzdur Umarız davranmıyorsunuzdur! ya da o kişi de sizden hoşlanıyor olabilir. Çekinmeyin, konuşun, sonunda mutlu olabilirsiniz! Size iyi bahanelerle dokunuyorsa. Bu artık klasikleşmiş bir şey. Birisi, size diğer insanlara oranla, daha sık dokunuyorsa, özellikle el veya bacak teması kuruyor, ya da dokunduğunda sorun olmayacak ama yine de hassas sayılabilecek bölgelerinize dokunuyorsa, size saygı çerçevesi içinde sizden hoşlandığını belli ediyor olabilir. Tabi sizden hoşlanmıyor da olabilir ama aranızda bakışmalar veya flörtleşmeler oluyorsa düşünmeye değer. Bu biraz kültürel bir sorun ancak genel olarak Batı kültüründe kadınların arasında cinselliği gerçek’ olarak algılamada problem yaşanıyor. Ancak aynı şekilde, bu kadın arkadaşınıza ondan hoşlandığınızı fiziksel olarak ifade etmeniz daha kesin bir yoldur. Biz, kuir topluluğu olarak biraz daha içli dışlıyız ve – farklı olarak – daha çok birbirimizle fiziksel temas kuruyoruz. Sık sık dokunmak cinsel açıdan size ilgi duyuyor olabileceğini işaret edebilir ya da en azından size karşı duygusal bir bağ hissettiği anlamına gelebilir, yani sormanızda hiçbir sorun yok! Sizinle sık sık iletişim halindeyse. Günümüzde WhatsApp, Facebook gibi platformlardan mesajlaşıyorsanız ve bu kişi sizinle sık sık iletişim halindeyse, bir şekilde hayatınızda etkin olmayı ve sizinle konuşmayı sürdürüyorsa, özellikle de flört eder gibiyse, bu genelde iyiye işarettir. Hepimiz işlerimizle ve mesajlarımızla çevriliyiz, ancak genel olarak iletişim halinde kalmayı tercih ettiğimiz kişi, aslında kimden hoşlandığımızı belirtiyor olabilir. Eğer birisi sizinle flört ediyor veya size karşı meraklı davranıyorsa, bu da iyiye işarettir. Ne tür bir hoşlantıdan bahsediyoruz? Eğer karşınızdaki kişi çocukken en sevdiğiniz kitabın eski bir baskısını bulmayı başarıyor ve en sevdiğiniz fantezi kitabının karakterlerini içeren satranç takımı alıyorsa, bu kişinin sizden beklentisi büyük bir ihtimalle tek gecelik bir ilişki yaşamak istemesi değildir. Partide tanıştığınız, size güzel olduğunuzu söyleyen, odanın diğer ucundan bakışlarınızı yakalayan kişiyse bunu istiyor olabilir. Sizin yapacağınız en iyi şey, her makul duruma, belirli bir mesafeden durup, karşınızdaki kişinin size nasıl yaklaştığını anlamaya çalışmak olacaktır.
Rüyanın Özeti Rüyada hoşlandığın kişinin arkadaşından hoşlanması endişe veren durumların düzeleceğine, maddi konuların ferahlığa çıkacağına, kazandığı paraların işine ve hanesine büyük miktarda bolluk ve bereket getireceğine, sevdiği kişilerin hayallerini gerçeğe çevireceğine, başarılı ve hayırlı atılımlar yapacağına, iş konusunda büyük atılımlar yapılacağına, güzel çalışmaların gerçekleştirileceğine delalet ettiği söylenir. Rüyanın Geniş Tabiri Rüyada hoşlandığın kişinin arkadaşından hoşlanması şansının yaver gitmesi sayesinde melanetli bir olaydan kurtulacağına, rahat bir hayat için bazı adımlar atılacağına, hataların düzeltileceğine, endişe veren durumların düzeleceğine, epey bir süreden beri inişli çıkışlı seyreden işlerin düzene gireceğine, ticari anlamda karlı ortaklıklar yaparak saygın ve itibarı yüksek bir konuma geleceğine delalet ettiği söylenir. Rüya yorumları sözlüğüne göre çok büyük mutluluklar yaşanacağına, çok rahat ve huzurlu bir hayata kavuşacağına, eline geçen her işi hayırlı bir şekilde gerçekleştireceğine, kısa süre içinde çok beklenen bir terfinin alınacağına, maddi konuların ferahlığa çıkacağına, güzel bir hayatı olacağına, hayatında müjdeli ve sürpriz gelişmeler meydana geleceğine yorulmaktadır. Rüyada hoşlandığın kişinin arkadaşından hoşlanması maddi güç sahibi olacağına, istediği ve hayalini kurduğu şeyleri yakın bir zaman içinde elde edeceğine, kazandığı paraların işine ve hanesine büyük miktarda bolluk ve bereket getireceğine, sevdikleri ile eski günlerde olduğu gibi yan yana ve omuz omuza olacağına, aile içindeki huzurunun ölene kadar aynı şekilde süreceğine, çalışmalarının herkesin dikkatini çekeceğine işaret ettiğine inanılır. Rüya tabiri lugatına göre arkasından dua edenlerin çoğalacağına, parada ve malda büyük miktarda artış yaşanacağına, sevdiği kişilerin hayallerini gerçeğe çevireceğine, çok büyük atılımlar gerçekleştirip çok hayırlı ve büyük kazançlar elde edeceğine, yaşamı boyunca ilkelerinden ödün vermeyeceğine, maddi anlamda rahatlamaya işaret ettiğine inanılır. Rüyada hoşlandığın kişinin arkadaşından hoşlanması yeni bir hayat kurma yolunda bazı adımlar atılacağına, epey zamandan beri üzerinde kafa yorulan bir çalışmanın kısa süre içinde hayat geçirileceğine, başarılı ve hayırlı atılımlar yapacağına, kötü hallerinden kurtularak hayırlı ve güzel hallere geçeceğine, gerçekleştirilen bir proje sayesinde çok yakında epey kazanç elde edileceğine, çevresine karşı daima hoşgörü ve anlayış içinde davranacağına alamet eder. Rüya kitabına göre iş konusunda büyük atılımlar yapılacağına, güzel çalışmaların gerçekleştirileceğine, işteki bir sorunun kısa süreli olacağına ve daha sonra işin düzgün bir şekilde ilerleyeceğine, ailesini en iyi şekilde geçindirmeyi başaracağına, hayatının rast gitmeye başlayacağına, istediği şeylere kavuşmuş olmanın verdiği cesaretle yeni hayaller edineceğine ve diğer hayallerini gerçekleştireceğine ve mutlu olacağına, sıkıntılarından ve üzüntülerinden en kısa zamanda kurtulacağına yorulur.
Halvetiyiz biz erenler Nişansızlık nişanımız Soyumuz İbrâhim soyu Muhammed pirimiz bizim Ey aşıklar ey garipler Bu diyar hangi diyar Kerbeladir gam yüklüdür Kan gölüdür bu diyar Cemal yolu bulunur Allahı zikretmekle Resulullah bilinir Daim tevhit etmekle Aşık olan söz eylemez Aslına yalan söylemez Söz veripte geri dönmez Muhammede bak ibret al Söyledin özünde ara kendini Özünde gizlidir senin Muhammed Sözünde anlattın bize tevhidi Özünde gizlidir senin Muhammed Açılınca güller dalda Bülbüller ötüyor onda Hasan Hüseyinim gonca Kokulmuyor Muhammedsiz Cemalini seyredince Resulullah kim bilince Ehlibeyit söylenince Yanıyorum cemaline Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Gel aşıklar gel arifler Gel Muhammedi bulalım Ey dost yolunda sadıklar Gel Muhammedi bulalım Previous Next Rüyada Başka Birinin Senden Hoşlanması Görmek Rüyada başka birinin senden hoşlanması görmek daha çok çalışılacağına, allah’ın kendisine nasip ettiklerinden de razı geleceğine, yaşanan tüm sorunların sona ereceğine, daha güçlü hale geleceğine, çok bereketli ve verimli bir dönem yaşayacağına, atılan adımların başarıya çıkacağına, yaptıklarının ciddiyetine daha sonra varacağına, tabir olur. Ayrıca rüyada başka birinin senden hoşlanması görmek kalıcı işler yaparak, anne baba duası alacağına, işlerinden olumlu geri dönüşler alacağına, kendisi için kötü düşünen kişilerin bu düşüncelerinden vazgeçeceklerine ve rüyayı gören kişinin çok mutlu olacağına, çok büyük mutluluklar yaşayacağına ve hayatında çok yeni ve çok güzel olaylar meydana geleceğine, kişinin fakirleşeceğine, yorumlanır. bereketin çoğalmasına tabir edilir. atacağı bazı adımlardan ötürü pişmanlık duyabileceğine delalet eder. sıkıntılarını kısa bir zaman içinde ortada kaldıracağına alamet eder. insanları kırmadan araya mesafe koyacağına yorulur. Dini olarak rüyada başka birinin senden hoşlanması görmek tabiri Dini olarak rüyada başka birinin senden hoşlanması görmek çok büyük ve başarılı projeler ve kazançlı çalışmalar gerçekleştirileceğine, geçmişte yaptığı hatalardan ders aldığı için asla kibirlenmeden hareket edeceğine, hayırlı bir iş için bazı arkadaşlardan destek alınacağına, bir sebeple çok kötü durumlara düşeceğine ve çok büyük bir üzüntü yaşayacağına, tüm işlerini belli bir plan ve program üzerinden yürüteceğine, sağlığının geri geleceğine, çocuklarının hayırlı ve vefalı kişiler olacağına, sağlık sorunları yaşayan bir akrabadan güzel haberler alınacağına, delalet eder. Psikolojik olarak rüyada başka birinin senden hoşlanması görmek yorumu Psikolojik olarak rüyada başka birinin senden hoşlanması görmek kendisini üzen ve sıkıntıya sokan durumların yakında düzeleceğine, yakasının beladan ve dertten kurtulmayacağına, başında büyük uğursuzlukların ve şanssızlıkların dönüp durduğuna, dünya mallarından yana hiçbir şeyde gözünün kalmayacağına, hayırlı bir kısmet çıkacağına, uzun bir zamandan beri içinde bulunduğu üzüntülerden yakında kurtulacağına, yaşam standartlarının ve hayat kalitesinin düşeceğine, KONULARDA RÜYA TABİRLERİ ESERLERİMİZ SON EKLENENLER GÜNÜN AYETİ İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.KIYÂMET - 36 ÖZLÜ SÖZLER Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir. Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun? Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır. Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. Hz. Ali Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur. Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir. En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır. Alem-i Berzah insanın kendisidir. Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır. Mutaşabih ayetler ledünidir. Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir. Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz. Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir. Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez. Her zorluğun çözümü sevgidir. Allah var gayrı yok sevgi var dert yok. Allah de ötesini bırak. Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız. Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur. Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır. Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.Mevlana Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar. Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum" Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır. Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara. Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır. Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin. İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir. Kalıcı dostluklar edinin. İhvan gibi yaşa, gerisine karışma. Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır. İslam dini istişare esaslıdır. Allah için affet, Allah için paylaş. İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın. Kul, iradesini Allah’a teslim edendir. Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun. "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok. Ben merkezli değil, biz merkezli olun. Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır. Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın. Kullukta devamlılık esastır. Önce emin insan olmalıyız. Derviş, halinden belli olmalıdır. Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir. Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır. İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur. Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir. Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır. İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır. Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz. Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir. Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak. Bu âleme kavga için gelmedik. Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır. İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır. Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır. Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır. Kazası olmayan tek şey hayatımızdır. Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır. Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur. Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir. En güzel keramet istikamet üzere olmaktır. Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım. Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz. İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir. Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır. Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır. Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır. Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır. Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır. Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır. Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır. Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir., Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir. Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz. Hakkı görmeyen gözler amadır. Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz. Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz. Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur. Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir. İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir. İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür. Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz. Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin. Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır. Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız. Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız. Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz. Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir. Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır. Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır. Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur. Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz. Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür. İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır. İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir. İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır. Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır. Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır. İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır. Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır. Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir. İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır. Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur. Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin. Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız. Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın. Kişi tercihinin neticesini yaşar. İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır. İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır. Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak. Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz. Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir. Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez. Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir. Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir. Sevginin tezahürü ibadettir. Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız. Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur. Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir. Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir. İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır. İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır. Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir. Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz. İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır. Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez. Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz. Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur. Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir. Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir. Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur. Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir. Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır. İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır. Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır. Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır. Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez. Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik. Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür. Geceleri ve seher vakti çok özeldir. Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir. Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır. Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür. Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız. Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır. Biz eyvallah tacını, sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız. Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur. Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim. Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım. Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır. İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir. Edep ve âdap dışında nefes almayalım. Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız. Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir. Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir. Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar. "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım. Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir. Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır. Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur. Büyük laf etmemeye sahibi olalım. Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir. Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir. Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır. Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim. Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir. Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir. Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz. Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır. Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur. Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır. Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır. Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir. Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır.. Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır. Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz. Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek. İhvanlık, halde örnek olmaktır. Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz. İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız. Kıyas, şeytani sıfatlardandır. Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz. Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir. Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız. Anlayan ve öğrenen olmalıyız. Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız. Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir. Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir. Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır. Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir. İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir. Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır. Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir. İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır. Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım. İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır. Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir. Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız. İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir. Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur. Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız. Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız. Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz. Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım. Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar. Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır. Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz. Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz. Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir. Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir. Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun. Gayret, kulluğun esasıdır. Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir. Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir. Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım. Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır. Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz. İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur. Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun. Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır. Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır. Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir. Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır. İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur. Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin. Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur. Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız. Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır. Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder. Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır. Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır. Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır. İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir. Her şeye rağmen seveceğiz Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır. Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız. Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız. Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir. Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz. Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir. Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister. Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz. Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır. Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır. Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir. Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır. İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez. Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir. Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir. Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır. Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır. İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir. Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek. İnancı olmayanın istikameti olmaz. İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır. Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz. Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir. Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur. Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız. İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur. “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır. NAMAZ VAKİTLERİ
hoşlandığın kişinin senden hoşlanması için dua